Ana Sayfa
 Ankara
 İç Anadolu Bölgesi
 Marmara Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi
 Ege Bölgesi
 Akdeniz Bölgesi
 Doğu-Güneydoğu
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Güncel-Dizi
 Magazin
 Kültür-Sanat
 Almanya-Romanya
 Künye
 İletişim
 Reklam Tarifesi
 Görüntüler
 
  YAZARLAR
  Orhan SELEN
12 Eylül’de hayır
  Hamdi YILMAZ
Bu bayram!
  M. Yahya EFE
Bugün Bayram…
  Murat POLAT
Bingöl depremine gönderilen
  Prof. Dr. İsa KAYACAN
Sabiha Serin’den: Kar taneleri
  Güran TATLIOĞLU
“Stagflation” tehlikesi varmı?
  Oktay TAŞ
Bugün Bayram...
  Oğuz GÜLER
YSK Seçim Tahminlerini Yasakladı
  Cemal ÇALIŞKAN
Toplu dualara başlanılmalı
  Fuat YILMAZER
Kamu vicdanında KPSS
  Barışcan İĞREK
Ankara’da “Spor” bitmiş!..
  Nalan Keziban ATAY
Arka bahçede neler oluyor?
 
  Anayurt Web
 
 
Milletin devletinden, kişilerin devletine doğru mu?
Fuat YILMAZER      29 Temmuz 2010 Perşembe

Anadolu’nun değişik yöresini gezip bilgi edinmek için senelik iznimin bir kısmını  kullandığımdan geçen haftaki yazımı sizinle paylaşamadım.

Türkiye’deki gelişmeleri adım adım takip ettim. Aydın ilinde başlayıp son zamanlarda Türkiye’nin pek çok ilinde görülen MHP nin astığı “Sen açıldıkça analar ağlıyor” pankartı ve bu pankart için yapılan devlet benim anlayışındaki baskıcı tutum beni ziyadesiyle etkiledi.

Aydın ilinde MHP teşkilatı parti binasının ön yüzüne  “ABD Başkanı Obama ile el tutan Başbakan Erdoğan’ın resmi bulunan ve Başbakan Erdoğan’ın açılım politikasını kast ederek “Sen açıldıkça analar ağlıyor” yazılı pankart asmışlar.

Aydın Valiliği bu pankartı kaldırılması talimatı verdiği için Aydın Emniyeti güvenlik güçleri marifetiyle kaldırtmış. MHP de hukuki yol denenerek değil de bir idarecinin talimatıyla yapılan uygulamaya şiddetle tepki gösterdi.

Türkiye huzursuz bir süreç içinde. Ülkenin Milli birliği de dahil olmak üzere pek çok şey tartışılıyor. İçerdeki piyonları  kanalıyla ülkeyi köleleştirmek isteyen güçlerde elinden gelen çabayı sarf ediyorlar.

PKK ve Ankara’daki uzantıları kafalarındaki düşüncelerini artık açıklamakta hiç tereddüt göstermiyor.

Son sekiz yılı içinde hızlanmak üzere bizi biz yapan değerler üzerinde yozlaşma ameliyeleri uygulanıyor. “Ne Mutlu Türküm Diyene”  sözü Atanın ismiyle beraber gündemden çıkarılıyor.

Devletteki “Devlet ebed müddet”  düşüncesi, “hükümet ebed müddet”  düşüncesine yerini bırakıyor. Türklük için çok can sıkıcı  gelişmeler oluyor. Türk insanı endişeli. Milletin devletinden kişinin veya grubun devletine yönelmemi var düşüncesi artık hâkim olmaya başlıyor.

Öyle bir çelişki mevcut ki; Bir düşünce grubu bir tarafta demokrasi havarisi kesiliyor, diğer tarafta, düşünce özgürlüğünce ve yasalarca suç teşkil etmeyen pankart sözlü talimatla bulunduğu yerden kaldırtılıyor.

Devlet görevlisi tarafsız olması, siyasete bulaşmaması gerekirken “Cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti AKP dir”  diye görüş verebiliyor.

Aydın’da olanlar hiç hoş değil. Bölücüler; Türk Askeri ile çarpışırken ölenleri anma töreninde “İntikam” pankartı açıyorlar onlara devletin görevlilerince hiçbir yaptırım uygulanmıyor ama yasalar önünde suç teşkil etmeyen pankart yine devlet görevlilerince toplatılıyor.

1973 yılı idi. Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde 23 Nisan Bayramı  törenlerini izliyorum. Öğrenciyim,o ilçede memur olan ağabeyimin yanında okuyorum. O zamanda değişik konularda yazılar hazırlayıp gazetelere gönderiyorum, yayınlandıkça da mutlu oluyorum.

Törenlerin başlama anları İlçenin Mülki amiri Kaymakam tören alanına giriş yapmak üzere.O itiş kakış arasında sonradan ismini Süleyman olduğunu öğrendiğim Komiser Tören alanında kenarda duran yaşlı bir İstiklal savaşı gazisini şiddetli bir itme ile yere kapaklandırıyor. Bu törenin olmasında büyük emeği olan insan taltif edilmesi gerekirken saygısızlığa uğrayan gazinin durumu hayatımda en acı çektiğim anlardan biridir. O yıllarda emniyet mensubuna tepki göstermek mümkün değildi. Vatandaşlar gaziyi yerden kaldırdılar ve gazi de söylene söylene tören alanını terk etti. Gazi ile beraber bende terk ettim. Eve gittim olayı özetleyen bir yazı hazırladım,başlığınada 23 Nisan Bayramını  lekeleyen olay dedim, etkili olması içinde O zamanın Tercüman Gazetesinin ve Türkiye’nin etkili ve önemli yazarlarında Ahmet KABAKLI hocaya gönderdim.  

Üç gün sonra Kabaklı Üstat “Gün Işığı” adlı köşesinde gönderdiğim mektubu yayınladı ve çok ağır bir yazısı vardı. İsmimi vermemişti, bunda bana bir zarar gelmemesi için yaptığını yazıyordu.

O yazı üzerine aynı gün Komiser için müfettiş geldi.Araştırma ve soruşturmanın sonunda olayın doğruluğunu tespit etti.Komiser Süleyman’a hem sicil cezası verdiler hem de O zaman Yozgat’ın en mahrumiyet bölgesi olan bir ilçeye yer değişikliği yaptılar.

Milletin devletinin yaptığı oydu. Hem geçmişine sahip çıkıyor hem yasaları uyguluyordu. Ya Şimdi ?

 
 Yorumlar   -   Yorum Ekle Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  Gazetesi
  HAVA DURUMU
  Ankara
Perşembe Cuma Cumartesi
30 / 16 °C 32 / 17 °C 33 / 17 °C
  DÖVİZ KURLARI
Alış Satış  
ABD Doları 1,5153 1,5226
EURO 1,9268 1,9361
İngiliz Sterlini 2,3485 2,3608
  ARŞİV
  ANKET
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin oylarını arttıracağına inanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım
   
Bugün seçim yapılsa ve AKP, MHP, CHP, BDP`nin girmediği bir seçim olsa oyunuzu aşağıdaki partilerden hangisine vermeyi düşünürdünüz?
Son Durum
Pollemik - Anket Sitesi
  Künye   |   İletişim   |   Reklam Tarifesi
Copyright © 2008 Anayurt Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
Tasarım, Programlama ve Barındırma