Osmanlı dağılırken bu Millet’in neler gördüğünü iyi okumak gerekli. O günlerde de her şeyin düzeleceği iddia edilmişti. Şimdide aynı şekilde iç barışın geleceği her gün tekrar ediliyor. Açılım yutturmacısında olduğu gibi, Osmanlıda da Meşrutiyet çığlıkları atılıyordu.
İşte o devirlerde bizzat içinde yaşayan Şevket Süreyya Aydemir, “Suyu Arayan Adam” kitabında bakın neler diyor.
“Dağlardan, kırlardan çetecilik kalkacaktı. Girit, Kafkaslar, Bosna-Hersek geri alınacaktı. Hudutlar tekrar Tuna’ya varacaktı.”… “Artık bütün Osmanlılar kardeş olacaktı. Hocalar ile Papazlar kucaklaşacaklardı.”
“Hâlbuki bu İmparatorlukta yaşayan diğer ırkların, diğer milletlerin hepsi kendilerini, kendi milletlerinin adıyla anarlardı. Benim okuduğum asker mektebine, Yemenden, Kürdistan’dan, Kafkaslardan imtiyazlı çocuklar getirilirdi. Bunlar Milletleriyle övünürlerdi. Bize yukardan bakarlardı. Biz Türkler ırkımızı inkar ederdik….. Reddedilen, inkâr edilen, Türk adına kimse sahip çıkamazdı. Kanaate göre Türk, kaba, görgüsüz kabiliyetsiz bir varlıktı.”
Sonra ne oldu? Osmanlı param parça oldu.
Bugünün açılımını, Osmanlı döneminin, tehlikeli dönemlerine benzetmek istemiyorum. Ama sanki tekrar ediliyor gibi geliyor.
Çünkü halen Milli devlette, ulusal Devlette her gün yaralar açılıyor. Devletin varlığını gösterdiği, İstiklal Marşı, Bayrağı, Vatan çizgileri namus kabul edildiği dönemler kayboluyor. Şimdi bunlara küfretmek, bunları yok saymak, bunları küçültücü ifadelerde bulunmak netleşiyor. Hatta rütbe kazanmak için araç olarak kullanılıyor.
Allah benzetmesin, tekrar edersek, açılım birazda o dönemin Meşrutiyet anlayışına benziyor. Herkes açılımı farklı algılıyor.
Artık “Vatan” duygularına sahip olanlar, akıllarını yitirmiş sınıfına sokuluyor. Çağ dışı düşünce ürünü olduğu ileri sürülüyor.
“TC Anayasası” ortada yok gözüküyor. Kimse orada yazılı olanları dikkate almıyor. Varmış gibi her gün Anayasa tartışılıyor.
Etnik konular Osmanlıda olduğu gibi üste çıkarılıyor. Türküye Cumhuriyetinin bir ferdi olması ilkesi devreden kaldırılıyor…
Şehitlik saf değiştirilmiş gibi bir rotaya giriyor. Bu şehitleri katledenlere daha çok ilgi gösteriliyor. Teröristler itibar sahibi oluyor.
İhanet bile şekil değiştirmeye başladı demiyorum. Daha çok karamsarlık yapmadan burada susmak itiyorum. Konunun başlığında yazılanları haklı görüyorum. Böyle mantıkla suç kavramı değişmezde ne olur?