Yine dolaylı/dolaysız tehditler alıyorum! Yazılarım bazılarına yine batmaya başladı! Yarası olan gocunur! Kendilerini dev aynasında gören ve şu andaki siyasi atmosfere güvenerek ahkâm kesen bazı kendini bilmezler ve mangalda kül bırakmayan zavallıların tehditleri umurumda bile değil! Vız gelir tırıs gider! Benim Allah’dan başka kimseden korkum yok! Zaten yıllardır kefenli geziyorum! Ha yaşıyorum ha yaşamıyorum! Ölümsüzlüğü tatmış bizim gibileri tehditten mi korkacak! Benim tehditlerden/şantajlardan korkmam için normal bir insan olmam gerek! Yani, geçmişini, geleceğini, malını-mülkünü, çoluk-çocuğunu, sevdiklerini düşünen bir insan olmam lâzım! Oysa ki ne geçmişim, ne geleceğim, ne malım-müküm, ne de çoluk-çocuğum var! Ben sınır ötesi yaşıyorum! Hiçbir şey umurumda değil! Benimle boşuna uğraşmayın! Eceline susayan donuna işer!..
12 Eylül öncesini yaşadık! Milletin birbirine düştüğü, kardeşin kardeşi vurduğu, sağ-sol çatışmaları yüzünden her gün onlarca anarşik olayların olduğu kötü/kara günler geride kaldı. Türkiye demokrasi, hukuk, insan hakları yolunda son-sürat ilerliyor! Bu yüzden de kazalar olmakta! İktidarın ‘demokrasi aracı’ bazen askere, bazen yargıya tosluyor! Dikkat yok! Firen yok! Tam gaz yola devam! Türkiye’de büyük bir siyasi hesaplaşma var diyeceğim ama asıl hesaplaşma rejim/sistem kavgası üzerinden yapılıyor. 100 yıllık kavganın zirveye tırmanışını hepimiz izleyip-görüyoruz! Bazen bu kavganın kenarında-kıyısında dolaşıyoruz! Kavgadan uzak durarak tarafsızlığımızı koruyoruz! Bazen de bu kavganın içine çekilmek isteniyoruz…
Kalemimin ucunun çok sivri olduğunu biliyorum! Bazılarına batıyor! Acıtıyor ve incitiyor! Yazılarımdan rahatsız olanlar farklı yollar denemek istiyor! Dolaylı veya dolaysız tehditlere başvuruyorlar! Güya beni uyarıyorlar! Yahu, ateş olsanız nereyi yakarsınız! Kiminle dans ettiğinizi hiç hesap etmiyorsunuz! Ben sizleri çok iyi tanıyorum! Açık kimliğinizle, yüreklice ve adam gibi karşıma çıkmıyorsunuz! Devlete sığınıp, devletin imkânlarıyla bana derinlerden saldırıyorsunuz! Ama benim haberim oluyor! Kuşlar haber veriyor! İstihbarat ağımız o kadar güçlü ki uçan kuştan haberimiz var! Kulağımız delik! Nefes alış-verişinizi bile hissediyoruz! Yükseklerdesiniz (yükseklerde olduğunuzu zannediyorsunuz!) Yükseklerdekilerin aşağıdakilerden daha kolay av olacağını hiç düşünemiyorsunuz! Av derken yanlış anlaşılmasın! Ava giden avlanır! Her kuşun eti yenmez!
Belki beni ekonomik olarak bitirdiniz! Belki T.C. Devleti’nin hiçbir imkânından yararlanamayacak duruma getirdiniz! Elimi-kolumu bağladınız! Harekat mekanizmamı kısıtladınız! Sahamı daralttınız! Ama ruhen özgürüm! Özgürlüğüme de toz kondurtamazsınız ya! Bilesiniz yalnız değilim! Görünen ve görünmeyen o kadar çok gücümüz var ki! Bir gün bu gücün varlığını anlayıp-göreceksiniz! İş işten geçmeden, vakit erkenken ve daha yolun yarısındayken aklınızı başınıza toplayın! İzlediğiniz, dinlediğiniz yeter artık! Elinize ne geçecek! Ne yapmak istiyorsunuz! Asıl amacınız ne?! Bizi başkalarıyla karıştırmayın! Ben ne Küçük’üm, ne Büyük’üm, ne falanım ne de filanım! Yanlış ata oynuyorsunuz!
Devlet devletliğini bilecek millet milletliğini! İktidar da adam gibi iktidar olduğunu bilecek! Muhalefette muhalefetliğini! İktidar karşıtları da salya-sümük Donkişot’un değirmenlere saldırdığı gibi saldırmayacak! İnce eleyip sık dokuyacak! Attığı adıma dikkat edecek! Kaş yapacağız derken göz çıkartmayacak! İktidar, iktidar olduğunu bilecek derken ne oldum delisi olmayacak! Geçmişini unutmayacak ve geleceğini de ona göre dizayn edecek! İktidar olmak muktedir olmaktır! İktidar oldunuz ama muktedir olamadınız! Çünkü önünüzde binlerce engel var! İktidarın en büyük hatası ABD ve AB güdümünde gitmesi ve ABD ve AB şemsiyesi altında gölgelenmesi! ABD’yi gördünüz: Ermeni Tasarısı’nı Temsilciler Meclisi Dış İşleri Komitesi’nden geçirdi! AB ise Türkiye’yi halâ kabul etmiyor! Yahu, akıllanın artık!..