Ana Sayfa
 Ankara
 İç Anadolu Bölgesi
 Marmara Bölgesi
 Karadeniz Bölgesi
 Ege Bölgesi
 Akdeniz Bölgesi
 Doğu-Güneydoğu
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Magazin
 Kültür-Sanat
 Güncel-Dizi
 Almanya-Romanya
 Künye
 İletişim
 Reklam Tarifesi
 Görüntüler
 
  YAZARLAR
  Namık Kemal ZEYBEK
Orkunda Türkçülük
  Orhan SELEN
Tecavüz yasallaşsa...
  Hamdi YILMAZ
Hep bir yanımız
  Oğuz GÜLER
Çankaya Belediyesi’nin her zaman bir maşallahı olur!
  M. Yahya EFE
Yollar yine kan gölü…
  Ergün AYDOĞAN
Menderes olmasa demokrasi olmazmış!
  Prof. Dr. İsa KAYACAN
Sarıkamış Dergisi
  Murat POLAT
Vatandaşı borçlandırdılar
 
  Anayurt Web
 
 
Paralel Devlet var mı? Yok mu?
Ergün AYDOĞAN       20 Ocak 2014 Pazartesi
Siyasi iktidar, ben toplumun önüne çıktım, politikalarımı anlattım halkta bana en yüksek oyu vererek beni iktidar yaptı, ben milli iradeyi temsil ediyorum ve de ülkeyi ben yönetirim diyor. Doğru, haklı, yalnız unuttuğu bir taraf var ki milli iradeyi tanımlarken sadece kendi aldığı oylardan bahsediyor. Oysaki kendi aldığı oylar ne kadar milli iradeyi yansıtıyorsa, mecliste bulunan muhalefet partileri de milli iradenin temsilcisidir. Dolayısıyla AKP’nin uyguladığı gibi ‘çoğunlukçu’ değil, ‘çoğulcu’ anlayışın uygulamalarıdır, milli irade.

Yine, AKP 12 yıllık iktidarı sonrasında bir anda ‘Devlette paralel örgütlenme’ var, benim siyaset yapmamı, politika belirlememi engelliyor demeye başladı. İlginç olan neden bugüne kadar sesini çıkarmadı, neyse bakalım. Paralel örgütten kasıt Fethullah Gülen Cemaat yapılanması, nedir bu:

Cemaatle hükümet arasında derin politik görüş ayrılıkları var; hükümetin Suriye politikasına bir bakışı var, ama cemaatinde farklı bir Suriye politikası var. Hükümetin eğitime bakışı, bir eğitim politikası var, cemaatinde hükümetle uyuşmayan başka bir eğitim politikası var. Hükümetin Kürt sorununa bir bakışı, çözüm önerileri, politikaları var, cemaatinde hükümetin benimsemediği farklı yönde bir Kürt politikası var. Hükümetin devletin kurumları içinde kendine yakın kişilerle kadrolaşma ihtiyacı var, cemaatinde aynı kurumlarda düşünce ve anlayışını temsil etmesi adına kadrolaşma örgütlenme çalışmaları var. Hükümetin istihbarat için MİT’e ihtiyacı var, cemaatinde MİT ve diğer istihbarat örgütlerinde kadrolaşma ve yönetme iddiası var. Hükümet yargıyı kontrol etmek istiyor, cemaatte yargıda ben söz sahibi olmalıyım diyor. Hükümetin İran ile ilgili politikası var, cemaatin hükümetle örtüşmeyen, hükümetten farklı bir İran politikası var. Hükümetin Ortadoğu İsrail politikası var, cemaatinde hükümetten farklı Ortadoğu ve İsrail politikası var.

Hükümetin medya, sermaye, bankalar, okullar ve üniversitelerde etkin belirleyici söz sahibi olmak isteyen, sonraki seçimlerde kullanmaya yönelik çalışmaları var, aynı alanlarda cemaatte etkin söz sahibi belirleyici olabilmek için bu alanlarla ilgili çalışmaları var.

Tüm bu faaliyetlere bakıldığında cemaat bir siyasi parti gibi, her alan ve konuda politikası çalışmaları var. Hemen itiraz edilebilir. Yok, efendim, cemaat nasıl bir siyasi parti konumuna indirgenebilir, cemaat gönüllülük esasına dayalı bir hizmet hareketi diyenler olacaktır. Görünüşte öyle de, fiiliyatta öyle gözükmüyor.

Halkın seçimle işbaşına getirdiği AKP veya herhangi bir siyasi parti, bu ve benzeri konularda cemaatle görüş ayrılığına düşerse, çözüm ne olacak? Her gelen siyasi iktidar işbaşına geldiğinde cemaati siyasi parti, koalisyon ortağı gibi muhatap alarak, politikalarını onunla birlikte mi belirleyecek? Çözüm önerilerini ona sorup onunla mı uzlaşacak? Bugün olduğu gibi birçok konuda görüş ayrılıkları ortaya çıkarsa, farklılıklar olursa, ne olacak? Devletin üst düzey bürokratları görevlendirilirken taraf olarak kabul edilip (cemaatinde) oluru mu alınacak?

Sonuç, bugüne kadar sürdürülen, göz yumulan bu tablo sürdürülebilir, kabul edilebilir değil. Bu modern, çağdaş devletlerde olduğu gibi, devletin kural ve kaidelerine uygun, devletin ve milletin menfaat ve çıkarlarını esas alan bir devlet yapılanmasının ivedilikle tesis edilmesine ihtiyaç vardır. İktidar kim olursa olsun şeffaf, yargıya (başka yerlere bağlı olmayan, başka yerlerden emir almayan) hesap verebilir bir kamu yapısı, halka hesap verebilir, sorgulanabilir, yargılanabilir bir siyasi iktidara ihtiyaç vardır.

Soru, görüş ve düşünceleriniz için; ergun.aydogan@yahoo.com.tr

 
 Yorumlar   -   Yorum Ekle Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın diğer yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  Gazetesi
  HAVA DURUMU
  Ankara
Perşembe Cuma Cumartesi
34 / 19 °C 36 / 20 °C 35 / 22 °C
  DÖVİZ KURLARI
ABD Doları 2,1348
EURO 2,8616
İngiliz Sterlini 3,6856
IMKB 84,218
ALtın 88,8540
  ARŞİV
  ANKET
Yeni anayasa çalışmalarının partiler üstü bir uzlaşı içinde gerçekleşeceğini düşünüyor musunuz?
Evet
Hayır
   
  Künye   |   İletişim   |   Reklam Tarifesi
Copyright © 2008 Anayurt Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
Tasarım, Programlama ve Barındırma